Özgüven meselesi zannediyorum şu anda en fazla kişilerin nasıl kazanılacağını bilmek üzere çokça kafa yordukça yordukları bir konu özgüvenli çocuk yetiştirelim, özgüven kaybı işte özgüvensiz olmakla ilgili zorluklar. Bütün bu meseleler aslında özgüvenin bizim hayatta kendimizi ifade ederken ne kadar da başvurmamızı önemli olduğunu gösteren bir kavram. Özgüven kişinin kendini, özünü yetkin, yeterli hissetmesiyle ilgili bir duygu. Dolayısıyla her anlamda, hayatın her aşamasında karşımıza çıkıyor. Çocukluktan itibaren bunu inşa etmek üzere birçok ailenin de kafa yorduğu bir kavram. Aslında özgüven çocuklukta temel duygusal ihtiyaçların karşılandığında kendiliğinden gelişen bir konu. Temel duygusal ihtiyaçlar neler? Çocuk hayata geldiğinde yakın olduğu çevre, en yakın olduğu anne baba tarafından doğal olarak sevildiğini hissettiğinde, kendini olduğu gibi ifade ettiğinde, kararlarına saygı duyduğunda, yanlış bir şey yaptığında, bununla ilgili sağlıklı sınırlar koyduğunda, bir konuda kendi başına karar alma durumunda, rahat hissettiğinde, kendini eee olduğu haliyle ifade edebildiğinde spontan olabildiğinde özgüven dediğimiz kavram kendiliğinden gelişiyor aslında. Fakat bunlar olmadığında yani bu temel duygusal ihtiyaçlar karşılanmadığında bu kez kişinin kendiyle ilgili sorgulamaları, kendini karşılaştırmaları, başkalarının gözünden nasıl olduğunu ya da bir konuda yeterli hissetmemek, yetkin hissetmemek, kendinin yeterince iyi olmadığını düşünmek gibi gibi yani özgüvenin altında birçok olumsuz duygu barındırılan bir aşama olduğunu görebiliyoruz. Yani özgüven kendimizle ilgili düşüncelerimizde kendimize rahatlıkla bakabildiğimiz, kendimizi rahatlıkla ifade edebildiğimiz bir konu olarak basit, en basit haliyle bu şekilde konuşabiliriz. özgüveni burada tabii ki yani büyürken yetiştiğimiz ortamdan bize gelen mesajlar, bize gelen alt metinde neler olduğu bununla çok bağlantılı. Ve bu özgüven çocuklukta aslında gelişiyor. Sonradan edindiğimiz meslek, bilgi, deneyim, tecrübe tabii ki bunlar katkı sağlıyor ama özümde bu yerleştiğinde ilerleyen dönemde ne kadar çok zorluk olursa olsun nasıl üstesinden geleneceğini biliyor olmak da özgüvenin bir parçası. Burada özgüven kavramı yani daha böyle donjuan gibi ben her şeyi hallederim, her şeyi çözerim. Daha böyle tüm güçlü bir yerden değil. Zorluklar olduğunda altında kalabilirim kabul etmek de bir özgüven konusudur. Yani bizler kapasite olarak belli bir kapasitenin içindeyiz. Ama bunu kabul etmek de özgüvenin bir parçası. Kendi yetkinlik alanlarımızı bilmek. yeri geldiğinde yetersizliklerimizi kabul etmek, onlara kapatmak yerine daha sağlıklı bir şekilde ilişki kurmak, yetersizliklerimizle ve geliştirmekle ilgili bir motivasyona sahip olmak da özgüvenin bir parçasıdır. Şimdi günümüzde hani özgüven kavramı çokça önemseniyor. Yani bu muhtemelen geçmişte anne babaların kendi yetersiz hissettikleri durumlarda çocuklarının benzer bir hissi yaşamamaları adına onları yükledikleri bir bombardıman yani özgüven bombardımanı geçmiş yaraların aslında aktarımı gibi de görülebilir. Biz ne kadar geçmiş deneyimimizde bununla ilgili muzdaripsek gelecekte kendi çocuğumuza bunu aktarımımız daha güçlü olacaktır. Bu özgüveni pompalamak adına bununla ilgili bir sorun yoksa zaten kendiliğinden sağlıklı bir şekilde inşa edilebilir bir durum bu. Özgüven duygusu. Bu duygu insanın kendini olduğu haliyle kabul etmesini barındıran, içsel olarak kendinden memnun olmayı getiren durumlar karşısında yapabilecekleri olduğu kadar yapamayacakları, yetersiz olduklarını da kabul etmeyi getiren bir bakış. Yani insanın kendine bakışı. Biz sınırlarımız olduğu için her konuda yetkin olmak hiçbir zaman mümkün değil. Ama becerilerimizi geliştirebiliriz. Eksiklerimizi giderebiliriz. Bunları merakla, motivasyonla ele alabiliriz. Ama bunu bir eksiklik gibi yani bir konuda yetersiz olmayı çok kötü bir yerden bakıyorsak bununla ilgili ilişkimizde daha karamsar, daha yerden yere vuracak bir boyuta dönüşebiliyor. Dediğim gibi çocukluktaki bu temeldeki o sevgi ihtiyacı, saygı ihtiyacı verildiğinde özgüven kendiliğinden sağlıklı bir şekilde zaten yerleşmiş olur.