İlişkilerden bahsetmek istiyorum. İlişkiler, aile olduğumuzda nerelere evriliyor? Bu kısım zaman zaman ebeveynlerin ya da eşlerin kafa karışıklığı yaşamasına sebep olabiliyor.
Birbirini seven iki kişi evlenmeye karar veriyor. Güzel bir yuva kuruyorlar. Evliliğin ilk zamanları gayet güzel geçiyor. Birlikte bir yola çıkılmış olması ve o birlikteliğin verdiği heyecan ilişkiyi besliyor. Zaman içerisinde bir çocuk dünyaya geldiğinde, bu ortak bir karar da olabilir, bazen eşlerden birinin aldığı bir karar da olabilir. Çocuk dünyaya geldiğinde ilişkilerin farklı bir noktaya evrilmesi, eşler arasında sıklıkla gündeme gelen meselelerden biridir.
Yani eş olmak ile ebeveyn olmak arasındaki geçişte her yetişkin, uyum sağlama noktasında birbirinden farklı dinamikler içinde olabilir. Bazı ebeveynler eş ilişkisini sağlıklı bir şekilde sürdürebilirken, bazı ilişkilerde ve bazı evliliklerde çocuğun dahil olması bu eş ilişkisini olumsuz yönde etkileyebilir.
Burada eşlerin birbiriyle teması, çocuk noktasında her kişinin farklı motivasyonuyla farklı yerlere gidebilir. Ne demek istiyorum? Diyelim ki anne olan ebeveyn, kendini çocuğa adayarak daha çok annelik rolü üzerinden var olmaya, çocukla ilişkisini daha yoğun bir şekilde yaşamaya ve eşiyle olan ilişkiyi arka plana atmaya eğilimli olabiliyor. Sıklıkla kadınlarla ilgili bu dönüşümü görebiliyoruz.
Burada erkeklerin aile kapsamında sorumluluğun çocukla ilgili kısmının daha çok anne üzerinden ilerlediği yönünde bir isteği ya da beklentisi olabiliyor. Yani erkek yine işine devam ediyor, kendi hayat akışında var olan ilişkilerini sürdürüyor. Ancak kadın bu noktada annelik rolü üzerinden daha fazla çocukla ilgili sorumluluk üstlenebiliyor. Bu da eşler arasındaki ilişkinin niteliğini olumsuz yönde etkileyebiliyor.
Burada göz önünde bulundurulması gereken en önemli nokta, çocuk da dahil olsa aile dinamiğinde anne baba eş ilişkisi ile çocukla olan ilişki arasında nitelik olarak farklılık olduğudur. Yani ebeveyn olmak ile eş olmak arasında farklılıklar vardır. Eşimize karşı sorumluluğumuz, ilişkimizin sürmesi noktasında karşılıklı anlayış, bireysel olarak ya da birlikte zaman geçirmek, eşlerin birbirine olan ilgisini devam ettirmek ve kendi içlerinde etkinlik düzenlemek gibi beklentiler, aile olduğunda farklı bir boyuta geçebilir.
Bu şu nedenle önemlidir: Aileye çocuk dahil olduğunda ilişki yalnızca çocuk üzerinden gittiğinde, bu durum çocuğa aile içinde anne ve babayla eşit bir zeminde olduğu bilgisini iletebilir. Ne demek istiyorum? Aslında aile bir üçgen ilişkisi iken, anne, çocuk ve baba aynı düzlemde eşit mesafede konumlanabilir. Annenin sırdaşı çocuk olabilir. Annenin kendi sorunlarını aktardığı kişi çocuk olabilir. Çocukla ilişkideki mesafe doğru bir şekilde kurulmadığında aile içinde karmaşalara neden olabilir.
Bu da zaman zaman eşlerin birbirinden soğumasına, birbirinden uzaklaşmasına ve kendi gündemlerini ayrı ayrı oluşturmalarına neden olabilir. Böyle bir ilişkide elbette çocuk için de olumsuz sonuçlar ortaya çıkabilir. Çünkü çocuğun ihtiyacı yalnızca anne baba ile ebeveynlik ilişkisi kurmak değildir. Aynı zamanda anne ve babanın birlikte iyi bir ilişki içinde olduğunu izlemeye, birlikte mutlu olduklarını görmeye de ihtiyacı vardır.
Yani anne baba, yeri geldiğinde çocuğu ayrı bir yerde bırakarak birlikte sosyal ilişkilerini yetişkinler olarak sürdürebilmeli ve çocuk da bunu izleyebilmelidir. Böyle bir dinamikte çocuk, ailedeki yerini ve çocuk olduğunu öğrenir. Yetişkin dünyasına çok fazla dahil olmaması gerektiğini fark eder. Bu da sağlıklı ilişki kurmanın temel adımlarından biridir.
Eş ilişkisi ile ebeveynlik ilişkisini birbirine karıştırmamak, eşler arasındaki ilişkinin önemli bir dinamiğidir. Bu nedenle erkekler açısından, annelerin fazla anneliğe odaklandığı ve ebeveynlik rolünün eş rolünün önüne geçtiği durumlarda babalar ya da eşler kendilerini mevcut durumun dışında kalmış hissedebilir. Benzer şekilde annenin de fazlaca çocuğa odaklandığı durumlarda kendini bir eş olarak hissetmemesi, daha fazla çocuk ve evle meşgul olmanın getirdiği tükenmişliği yaşamasına neden olabilir.
Burada sınırların ve ilişkilerin nasıl bir düzlemde olduğunun göz önünde bulundurulmasında fayda vardır. Çoğu evliliğin çıkmaza girdiği, bazen de sonlandığı durumlar söz konusu olabiliyor. Burada en önemli nokta, aile olduğumuzda da eş olduğumuzu, birlikte hala romantik ilişkimizin sürdüğünü ve buna da yatırım yapmamız gerektiğini unutmamaktır.
Çünkü çocuklar da birbirini seven iki anne babanın olduğu bir evde büyümenin tadını doyasıya yaşamak isteyeceklerdir. Bunu izlemek ve hissetmek isteyeceklerdir. Bu nedenle ilişkilere bu gözle bakılmasında fayda vardır.