Çocuklarda takıntı ve obsesyon nedeniyle başvurulara sıklıkla rastlanmaktadır. Özellikle pandemi sonrasında bu durumun oldukça arttığı izlenmektedir. Çocuklarda OKB genellikle bir ebeveynin OKB ile ilgili bir zorluğu olduğunda daha sık karşımıza çıkar. Çocuk, bazen öğrenilmiş bir davranış örüntüsüyle bunu yapabilir. Bazen de bir stresi ya da kaygıyı bertaraf etmek üzere tekrarlayıcı davranışlarda bulunabilir.
Burada en önemli aşama, çocuğun davranışlarının altındaki nedeni anlamaktır. Obsesif davranışlar genellikle kontrol etmeye yöneliktir. Çocuklar yoğun kaygı verici durumlarda, bir düzen olması adına tekrarlayıcı davranışlarda bulunabilir. Bu davranışlar OKB zemininde olmasa dahi, çocuğun o sıradaki stresiyle baş etmek için gösterdiği bir davranış örüntüsü de olabilir. Ancak ilerleyen zamanlarda OKB’ye dönüşme riski de her zaman bulunmaktadır.
OKB riskinde çocuğun bu davranışlarının hangi yaşta başladığı, aile kökeninde benzer davranışların olup olmadığı, OKB ile ilgili bir tanı bulunup bulunmadığı ve ebeveynlerde bu özelliklerin görülüp görülmediği önemlidir. Yani zeminde bir yatkınlık olup olmaması, OKB’nin gelişimini oldukça önemli derecede etkileyebilir.
Çocuğun ilk takıntılı davranışının başladığı süreçte neler olduğu, hayatında nasıl bir dönemden geçtiği ve bu davranışın nasıl başladığı önem kazanır. Tetikleyici davranışın olduğu zamanlarda çocuğun ne yaşadığı, hangi dönemde bu davranışlara başvurduğu ve öncesinde hangi zorlukların bulunduğu ele alınmalıdır.
Çocuklarda tekrarlayıcı davranışlar, sıklıkla evde gördüğü ve sürekli yapılan davranışları taklit etme şeklinde de görülebilir. Böyle durumlarda öncelikle çocuğun kaygısını sakinleştirmek ve onu rahatlatmak önemlidir. Çocuğu izlemek, sık sık onay almak için sorduğu soruları her zaman yanıtlamamak gerekir. Çünkü onay alma davranışı genellikle OKB’yi sürdüren bir durumdur. Çocuk sürekli onaylanmak isteyebilir.
Bu nedenle çocuğa yalnızca bir kez yanıt verilebileceği, sonrasında benzer sorulara aynı şekilde yanıt verilmeyeceği baştan bildirilmelidir. Rutinlerin zorunlu olmadığı, esneklik kazandıracak davranışların geliştirilebileceği ve çocuğun rahatlamasına yardımcı olacak yöntemlerin kazandırılması önemlidir.
Burada annenin bu durumdan muzdarip olup olmadığı da önemlidir. Anne durumlar karşısında ne kadar esnek olursa ve ne kadar farklı davranış örüntüleri gösterebilirse, çocuk da buna bağlı olarak daha esnek ve rahat olabilir.
OKB’nin başlangıcı ile ilerlemesi arasında zaman olarak çok uzun bir süre olmayabilir. Dolayısıyla çocuğun izlenmesi çok önemlidir. Başlangıç aşamalarında ailelerin uygun müdahaleleriyle bu davranışlar azaltılabilir. Ancak ilerlemesi durumunda çocuğun psikolojik destek ve psikoterapi alması gerekebilir.
Uygun zamanda ele alınmayan obsesif davranışlar, ileride OKB gelişimine zemin hazırlayabilir. Benzer şekilde, uygun zamanda ve uygun şekilde ele alınmayan tekrarlayıcı davranışlar ileriki yaşamda OKB zeminini hazırlayan temel etkenlerden biri olabilir. Bu bakımdan bu yönde izlenen çocuklarda terapi desteği önem kazanmaktadır.