Özgüven & Özgüven Nedir? Özgüven Nasıl Kazanılır?

Özgüven meselesi, zannediyorum şu anda kişilerin nasıl kazanılacağını bilmek üzere çokça kafa yordukları bir konu. Özgüvenli çocuk yetiştirmek, özgüven kaybı, özgüvensiz olmakla ilgili zorluklar gibi bütün bu meseleler aslında özgüvenin, hayatta kendimizi ifade ederken ne kadar önemli olduğunu gösteren kavramlardır.

Özgüven, kişinin kendini ve özünü yetkin, yeterli hissetmesiyle ilgili bir duygudur. Dolayısıyla hayatın her aşamasında ve her alanında karşımıza çıkar. Çocukluktan itibaren bunu inşa etmek üzere birçok ailenin de kafa yorduğu bir kavramdır.

Aslında özgüven, çocuklukta temel duygusal ihtiyaçlar karşılandığında kendiliğinden gelişen bir konudur. Temel duygusal ihtiyaçlar nelerdir? Çocuk hayata geldiğinde yakın olduğu çevre, özellikle en yakın olduğu anne baba tarafından doğal olarak sevildiğini hissettiğinde; kendini olduğu gibi ifade edebildiğinde, kararlarına saygı duyulduğunda, yanlış bir şey yaptığında bununla ilgili sağlıklı sınırlar konulduğunda, bir konuda kendi başına karar alma durumunda rahat hissettiğinde, kendini olduğu haliyle ifade edebildiğinde ve spontan olabildiğinde özgüven dediğimiz kavram aslında kendiliğinden gelişir.

Fakat bunlar olmadığında, yani temel duygusal ihtiyaçlar karşılanmadığında, kişinin kendisiyle ilgili sorgulamaları, kendini başkalarıyla karşılaştırması, başkalarının gözünden nasıl göründüğünü düşünmesi, bir konuda yeterli ya da yetkin hissetmemesi, kendinin yeterince iyi olmadığını düşünmesi gibi durumlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle özgüvenin altında birçok olumsuz duygunun barındığı bir aşama olduğunu görebiliyoruz.

Özgüveni, kendimizle ilgili düşüncelerimizde kendimize rahatlıkla bakabildiğimiz ve kendimizi rahatlıkla ifade edebildiğimiz bir konu olarak, en basit haliyle bu şekilde açıklayabiliriz. Burada elbette büyürken yetiştiğimiz ortamdan bize gelen mesajlar ve bu mesajların alt metninde neler olduğu özgüvenle oldukça bağlantılıdır. Özgüven çocuklukta gelişir. Sonradan edindiğimiz meslek, bilgi, deneyim ve tecrübe elbette katkı sağlar. Ancak özümüzde bu duygu yerleştiğinde, ilerleyen dönemde ne kadar zorluk olursa olsun bunların üstesinden nasıl gelineceğini biliyor olmak da özgüvenin bir parçasıdır.

Burada özgüven kavramı, “Ben her şeyi hallederim, her şeyi çözerim” gibi tüm güçlü bir yerden ele alınmamalıdır. Zorluklar olduğunda altında kalabileceğini kabul etmek de özgüven konusudur. Yani bizler kapasite olarak belli sınırların içindeyiz. Bunu kabul etmek de özgüvenin bir parçasıdır.

Kendi yetkinlik alanlarımızı bilmek, yeri geldiğinde yetersizliklerimizi kabul etmek, onları kapatmaya çalışmak yerine daha sağlıklı bir şekilde ilişki kurmak, yetersizliklerimizi geliştirmekle ilgili bir motivasyona sahip olmak da özgüvenin bir parçasıdır.

Günümüzde özgüven kavramı çokça önemseniyor. Bu muhtemelen, geçmişte anne babaların kendilerini yetersiz hissettikleri durumlarda çocuklarının benzer bir hissi yaşamamaları adına onlara yükledikleri bir özgüven bombardımanı gibi de düşünülebilir. Yani bu durum, geçmiş yaraların aktarımı gibi görülebilir. Biz geçmiş deneyimlerimizde bununla ilgili ne kadar muzdaripsek, gelecekte kendi çocuğumuza bunun aktarımı da daha güçlü olabilir.

Özgüveni pompalamak adına yapılan bu müdahalelere her zaman ihtiyaç olmayabilir. Eğer bununla ilgili bir sorun yoksa özgüven zaten kendiliğinden, sağlıklı bir şekilde inşa edilebilir. Özgüven duygusu; insanın kendini olduğu haliyle kabul etmesini, içsel olarak kendinden memnun olmasını, durumlar karşısında yapabilecekleri kadar yapamayacaklarını ve yetersiz olduğu alanları da kabul etmesini barındıran bir bakıştır.

Yani özgüven, insanın kendine bakışıdır. Sınırlarımız olduğu için her konuda yetkin olmak hiçbir zaman mümkün değildir. Ancak becerilerimizi geliştirebiliriz, eksiklerimizi giderebiliriz ve bunları merakla, motivasyonla ele alabiliriz. Fakat bir konuda yetersiz olmayı çok kötü bir yerden değerlendiriyorsak, bununla ilgili ilişkimiz daha karamsar ve kendimizi yerden yere vuracak bir boyuta dönüşebilir.

Dediğim gibi, çocuklukta temeldeki sevgi ihtiyacı ve saygı ihtiyacı karşılandığında özgüven kendiliğinden ve sağlıklı bir şekilde yerleşmiş olur.

WhatsApp